Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Güner Sönmez ile tiroit hastalıkları, tiroit ultrasonu, biyopsi ve ameliyatsız tedavi yöntemlerini konuştuk.
Öncelikle Tiroit Bezinin Fonksiyonu Nedir? Nasıl Görüntülenir?
Tiroit, boyun ön bölümünde, adem elması dediğimiz çıkıntının hemen altında, yaklaşık 24-25 gram ağırlığında, kelebek şeklinde bir bezdir. Ufacık bir organ olmasına rağmen metabolizma ve gelişmede rol oynayan hormonları salgıladığı için önemi boyutundan büyüktür. O yüzden bazı araştırmacılar tiroit bezini, vücut açısından bir orkestra şefine benzetirler. En kolay değerlendirme yöntemi ultrasonografidir. Ultrason, tiroit hastalıklarını değerlendirmede oldukça etkili, radyasyon içermeyen bir görüntüleme yöntemidir.
Tiroit Organı Hangi Hormonları Salgılıyor? Bu Hormonların Önemi Hakkında Neler Söyleyebilirsiniz?
İki tane önemli hormon salgılar: T3 ve T4 hormonu. T4 ve T3 hormonları metabolizmayı düzenler ve metabolizmanın hızını kontrol ederler. Eğer çok hormon salgılanırsa metabolizma hızlanır. Bu duruma hipertiroidi denir. Hipertiroidi durumunda terleme, sinirlilik, saç dökülmesi, çarpıntı, uykusuzluk, ishal gibi şikayetler oluşur. Eğer tiroit hormonu çok az salgılanırsa bu duruma hipotiroidi denir. Hipotiroidi oluşunca metabolizma yavaşlar, kalp hızı azalır. Ayrıca ses kısıklığı, kabızlık, depresyon, devamlı uyku hali gibi belirtiler oluşur. Yani tiroit hormonları sadece bedenimize değil, ruhsal durumumuz üzerine de önemli etkiler yapan hormonlardır. (Hipo=az, hiper=fazla anlamına gelmektedir.)
Bunun Dışındaki Tiroit Bezi Hastalıkları Nelerdir?
- Guatr: Tiroit bezinin büyümesine verilen isimdir. Eğer aşırı hormon salınımıyla beraberse zehirli guatr adı verilir.
- Tiroit nodülleri: Tiroit bezi içindeki anormal doku büyümesine verilen isimdir. İçi sıvı doluysa kistik nodül, içi katı yapıdaysa solid nodül adı verilir.
- Tiroidit: Tiroit bezi iltihabıdır. Bu hastalığın birkaç tipi bulunmaktadır: akut, subakut, Haşimato (Hashimoto). Akut tiroidit bakteriyel kaynaklı, subakut tiroidit virüs kaynaklıdır. Subakut tiroidit, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi bir hastalıktan sonra gelişir; boyun, çene ve kulağa vuran ağrı hissedilir. Haşimato hastalığında ise ağrı olmaz.
Bize Biraz Haşimato Hastalığından Bahseder misiniz?
Haşimato hastalığı, bağışıklık sistemiyle ilgili bir tiroit iltihabıdır. Sinsi seyreden bir hastalıktır. Kadınlarda erkeklere göre 7 kat daha sık görülür. Radyasyon maruziyeti, aşırı iyot tüketimi, hormonlar ve genetik faktörler suçlanmakla beraber, sebebi net olarak bilinememektedir. Temelde bağışıklık sisteminin tiroit dokusunu düşman gibi algılayıp yok etmeye çalışmasıdır. Vücutta üretilen tiroit antikorları, tiroit dokusunda ödem ve tahrip oluşturur. İlk aşamada tiroit dokusunda büyüme, yani guatr dediğimiz durum ve hipertiroidi gelişir. Daha sonra ise tiroit küçülür, hormon üretimi azalır ve hipotiroidi durumu oluşur.
Tiroit yetmezliğinin en sık nedeni Haşimato hastalığıdır. Haşimato hastalarında şu belirtiler sıktır: kilo alma, kabızlık, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, eklem ağrıları, üşüme, göz altı ve yüzde şişme, depresyon, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu vb. Tanısı ultrason ve kan tahlilleriyle konur.
Tiroit Hastalığı Gelişme Riski Olanlar Kimlerdir?
Ailesinde tiroit hastalığı, şeker hastalığı olanlarda risk artmaktadır. Ayrıca yeterli iyot almayanlarda, kanser nedeniyle boyuna ışın tedavisi alanlarda, bazı ilaç kullanımlarında (lityum, interferon gibi), 60 yaşın üstündeki insanlarda risk artar. Hamilelerde de tiroit hastalığı riski diğer kadınlara göre artar.
Tiroide Bağlı Hastalıkların Belirtileri Nelerdir? Kişi Kendisinde Tiroit ile İlgili Bir Hastalık Olduğunu Nasıl Anlar?
Tiroit bezinde bir büyüme varsa boyun ön kısmında şişlik oluşur. Bu bazen hastanın kendisi tarafından fark edilmese de çevresi tarafından fark edilir. Tiroitte bir iltihap varsa, yani hasta tiroidit olduysa o bölge ağrılı olacaktır. Yutkunurken, temas edildiğinde şiddetli ağrı oluşur.
Bu ağrı zaman zaman kulağa, çeneye vurabilir. Eğer tiroit hızlı çalışıyorsa huzursuzluk, sinir, çarpıntı, saç dökülmesi gibi şikayetler; az çalışıyorsa kabızlık, depresyon, ses kısıklığı gibi şikayetler oluşur. Tiroit nodülleri varsa dışarıdan şişlik şeklinde görülürler.
Tiroit Nodülü Önemli midir ve Belirtileri Nelerdir?
Tiroit nodüllerinin yaklaşık %5-10’u kötü huyludur. Bu nedenle oldukça önemlidir. Ülkemizde kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen kanserlerden biridir. Bu yüzden kadınlara 30 yaşından sonra yılda bir tiroit ultrasonu yaptırmalarını öneriyorum.
Nodüllerin belirtileri büyüklük ve nodülün yapısına bağlıdır. Küçük nodüller çoğunlukla belirti vermez. Nodülün boyutu arttıkça oluşturduğu belirtiler de artar. Hastalar en sık şişlik, boğazda baskı ve takılma hissi, yutkunma güçlüğü, horlama, boğazda rahatsızlık hissi ve kozmetik problemlerden yakınırlar. Bazı tiroit nodülleri aşırı hormon salınımına neden olarak çarpıntı, kilo kaybı, terleme, saç dökülmesi gibi hipertiroidi bulguları verir.
Ultrasonda değerlendirdiğimiz nodülde şüpheli bulgular varsa, ultrasonografi kılavuzluğunda nodülün içine ince bir iğne ile girilerek örnek alınır ve patolojiye gönderilir. Bu işleme ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) adı verilir. Tiroit biyopsisini ultrasonografi eşliğinde gerçekleştirmek hem daha güvenlidir hem de yüksek kuşku taşıyan nodül bölgelerine erişim kolaylığı sağlar. Tiroit biyopsisi 5-10 dakika sürer, ciddi ağrıya neden olmaz.
Tiroit Nodülü Tedavisinde Ameliyat Tek Seçenek midir?
Hayır, artık ameliyatsız tedavi yöntemleri mevcut. Radyofrekans ablasyon tedavisi (RFA) ve Mikrodalga Ablasyon tedavisi (MWA) dediğimiz yöntemlerle bu mümkün. Nodüller hem sürekli takip edilme gerekliliği hem de kötü huylu nodüle evrilebilme ihtimali nedeniyle hastalarda anksiyete oluşturur. Ayrıca yutma güçlüğü, boğazda takılma hissi, ses kısıklığı, seste çatallanma, horlama gibi şikayetlere neden olabilir.
Bir nodül bu tarz şikayetler yapıyor veya dışarıdan belli olacak şekilde kozmetik probleme yol açıyorsa tedavi edilmelidir. Bu tedavi yöntemini ülkemizde tiroit nodülünde ilk uygulayan benim. İşlem lokal anestezi altında, ultrason eşliğinde yapılır. Nodülün boyutuna göre işlem süresi ortalama 15-30 dakikadır. Tedavi sonrası hasta aynı gün rutin işine dönebilir. İşlemden 1 ay sonra nodül küçülmeye başlar ve 1 yıl içinde %62-88 oranında küçülür. Bazı nodüllerde %90’ın üzerinde de küçülme oluyor.
Tiroit Nodülü Ameliyatı Sonrası Boyunda İz Kalır mı?
Hayır, kalmaz. İz kalmaması, genel anestezi gerektirmemesi, ağrısız olması, ameliyata göre komplikasyon oranının çok düşük olması önemli avantajlarıdır.
